BİZE BİR ŞEY OLMAZ!

Son zamanlar başımızdaki en büyük bela koronavirüs.

Çin’in Wuhan kentinde ilk çıktığı günden beri salgın tüm dünyayı esir aldı. Bunun normal olmadığını görebiliyoruz. Hatta komplo teorileri bile var ki büyük fotoğrafa bakıp incelememiz gerekiyor.

Sürecin ilk saniyesinden beri başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere Sağlık Bakanı Dr.Fahrettin Koca hocamız ile geceli gündüzlü çalışıyorlar.

Geçen yazımda da bahsetmiştim. Fahrettin hoca bir bakan veya iş adamı gibi yaklaşmıyor, bir doktor gibi süreci yönetiyor. Bir şanstır ülkemiz için. Allah razı olsun kendisinden.

Aynı şeyleri Diyanet işleri başkanlığı için söyleyemeyeceğim. Bu konuda biraz zayıf kaldı sanırım. On binlerce umreye giden vardı hem de bu virüs dünyayı sardığı dönemde. İzin verilmemeliydi bence. İşin bürokrasi kısmında haklı bulduğum şeyler de var tabi ki. Mesela büyük tepki gelecekti diyanet işleri başkanına, ama masaya elini vurup bu işi engelleyebilseydi o zaman sağlık bakanı kadar dua alırdı.

Neyse olan oldu buradan iyi bir ders çıkarılmalı. Görünen o ki dünya bundan sonra bu tarz virüslerle mücadele edecek anlaşılan.

Biz millet olarak sorunu hep yöneticilerde ararız. Hatalarımızı kabul etmeyiz.

Aslında büyük hatalara düşüyoruz.

Ne gibi mi?

Kimse kızmasın bana ama sorun biziz, millet olarak hatalarımız yöneticilerden çok.

Okullar tatil edildi, herkes avm lere, kafelere koştu.

Restoranlar, kafeler, oyun salonları vb geçici olarak kapatıldı, bu sefer de sokaklardan eve girmiyoruz.

Evet canımız sıkılıyor illa bir şeyler yapalım diyoruz ama işin ciddiyetini anlamıyoruz.

14 Gün Kuralına çok uymuyoruz. Biz Türk diyoruz bize bir şey olmaz diyoruz.

Evde Kal Türkiye diyorlar. Ev bize batıyor (rahatlık anlamında)

Herkes eğlence zannediyor durumu.

Bu salgının en çok yaşlılara ve kronik hastalara vuracağını sağır sultan bile duydu ama bizim gençlerimiz, evlatlarımız, torunlarımız duymadı/duymak istemedi.

Farkında mısınız? Yaşlılarımız dışarlarda. Onların evde kalması gerektiğini evlatları, torunları iyicene anlatmalı.

Yaşlılarımız emekli maaşlarını çekecek, markete gidecek, pazara gidecek. Bizim gençlerimiz, evlatlarımız, torunlarımız evde oturup keyif yapacak. Öyle bir şey yok. Gideceksiniz yaşlılarımıza, dedelerimize, annelerimize, babalarımıza yardım edeceksiniz.

Biraz saygıya davet ediyorum bu nedir arkadaş.

Gençler; okullar siz keyif yapın diye tatil olmadı. Biraz kendinize gelin.

Yarın bir gün sizde yaşlanacaksınız ve sizin evlatlarınızda bunları yaptığında çok zorunuza gidecek hem de çok. Kahırdan üzüntüden öleceksiniz bunu böyle bilin. He yarın bir güne yatırım yapmak için bunu yapmayın insan oldukları için büyüklerimize faydalı bireyler olalım.

Bize hiçbir bir şey olmaz kafasını millet olarak bırakalım artık.

Fahrettin hocanın ailesi yok mu veya diğer yöneticilerin. Adamı görmüyor musunuz gözleri kan çanağına dönmüş. Sizin keyfiniz için değil bu mücadele sağlığınız için sağlığınız.

Evet! Sayın okurlarım biraz bu konularda hassasiyetlerimizi gözden geçirelim.

Ciddiye alalım şu salgını…

Böyle giderse bizi virüs değil, gamsızlık öldürecek.

Bizi biz yapan Yüce Türk Milleti her koşulda nasıl başardıysa bunu da başaracaktır.

Ancak biraz sabır…

Tedbir kuldan takdir Allah'tan…

Kalın Sağlıkcakla.

YORUM EKLE